Sorularınızı Yanıtlıyoruz

ANASAYFA

HAKKINDA

YAZILAR

SORU SOR

BİLGİ BANKASI

RANDEVU & İLETİŞİM

Çekingen Kişilik Bozukluğu (Sosyal Fobi)

Bu yazıyı paylaş
 


Çekingen Kişilik Bozukluğu (Sosyal Fobi)

Sosyal fobi en basit ve yaygın biçimde sadece insanlar arası etkileşim durumlarıyla sınırlı ve diğer kişiler karşısında küçük düşme temeline dayanan yoğun korkular olarak tanımlanabilir. Fobik belirtilerin temelini toplum içinde hata yapma, bu nedenle küçük düşme, aşağılanma korkularının oluşturması sosyal fobiyi panik bozukluk ve agorafobiden farklı kılmaktadır.

Sosyal fobi, sıklıkla ergenlik döneminde başlar ve kalabalık ortamlardan çok küçük gruplarda başka insanlar tarafından incelenme korkusu çevresinde gelişir. Sosyal ortamlardan kaçınma davranışına sebep olur. Diğer fobilerin aksine, sosyal fobi kadın ve erkeklerde eşit oranda görülür.

Korkulan, toplumsal ya da bir eylemin gerçekleştirilmesi gereken durumla karşılaşma hemen her zaman kaygı tepkisi doğurur. Ancak, toplumsal ya da bir eylemin gerçekleştirilmesi gereken bir durumla karşılaşmaktan kaçınma korkma ya da bununla ilgili kaygılı beklenti kişinin olağan günlük işlerini, mesleki işlevselliğini ya da toplumsal yaşamını önemli ölçüde bozuyorsa ya da kişi fobisi olacağına ilişkin belirgin bir sıkıntı duyuyorsa sosyal fobisi olduğu düşünülebilir.

Sosyal fobisi olan kişiler hata yapma, gülünç duruma düşme ya da kendilerine yakışmayacaklarını düşündükleri davranışları yapma korkusu içindedir. Sosyal faaliyetlerde arka plana itilmiş olmaktan, dostça olmayan bir şekilde kendilerine davranılmasından, aptalca görünmekten, kontrolü kaybetmekten, panik yaşamaktan, ne söyleyeceğini bilememekten ve bir de bunlara eşlik eden birçok fiziki belirtileri,yaşamaktan korkmaktadırlar.

Sosyal Fobi Günlük Yaşamda Hangi Sorunlara Yol Açabilir?

Sosyal fobisi olan kişiler, çoğu zaman sınav kaygıları ya da sınıf içi katılımdan kaçınmaları nedeniyle okulda yeterli bir başarı gösteremezler yada gösterebilecekleri başarının daha azını gösterirler. Öğrenciler bildikleri halde parmak kaldıramaz, sözlülerde başarısız olurlar, etkinliklere girmekten kaçınırlar. İş sahipleri gerekli atılımları yapamaz, çalışanlar kendilerini ortaya koyamaz, inisiyatif kullanamaz, fikirler ileri süremez, iş değiştiremez, ulaşmaları gereken düzeylerden daha alt düzey işlere razı olup ilerleyemezler.

İş kayıpları ve okul başarıları azalır üniversiteyi bırakmak durumunda kalabilirler. İşsiz kalmak sık görülen bir durumdur. Bazıları karşı cins ile ilişkilerinde benzer durumlar yaşadıklarından kendi başlarına arkadaş sahibi olamaz, bekar kalabilirler. Bulundukları ve yetiştikleri ortamı değiştirmek istemez, yakın aile dışındaki kişiler haricindekiler ile iletişimlerini sınırlarlar. Sosyal fobi neden tedavi edilmelidir?

Bu denli ciddi ve yaygın bir ruhsal bozukluk olmasına karşın sosyal fobinin tedavisinde birinci engel, hastaların yardım istememe eğilimleridir. Sosyal fobinin doğasında var olan utangaçlık olumsuz değerlendirilme korkusu, yardım alma davranışını engelleyen bir faktördür. Bir başka engelleyici faktör ise sosyal fobiklerin somatik belirtileri nedeniyle diğer tıp birimlerine başvurmalarıdır. Bu da psikolojik yardıma ulaşamama veya tedavide gecikme gibi sonuçlar doğurmaktadır.

Sosyal Fobide Kaçınma Davranışını Belirleyen Olumsuz Düşünceler Nelerdir?

Sosyal fobide kaçınma davranışını belirleyen olumsuz düşünceler; • Kişinin iç diyaloğunda yer alan kendini küçümseyen ve aşağılayan ifadeler

Sosyal Fobide Kaygı Oluşturan Durumlar ? Sosyal fobik insanların korktukları durumlar iki ana gruba ayrılabilir. Bunlardan ilki sosyal etkileşim gerektiren durumlar, ikincisi ise sosyal performans gerektiren durumlardır.

Sosyal etkileşim gerektiren durumları Sohbete katılma (özellikle de karşı cinsle )otorite olan kişilerle ilişkiler, parti ve eğlence gibi sosyal faaliyetlere katılım,başkalarının önünde yeme, içme, yazma, yardım isteme, yer veya adres sorma, yeni birileri ile tanışma, göz kontağı gerektiren durumlar, hakkını savunmayı gerektiren durumlar olarak sıralayabiliriz.

Sosyal performans gerektiren durumlara bir topluluk önünde konuşma, konferans verme, sorulara cevap verme, bir enstrüman çalma spor yapma, genel tuvaletlerde başkalarının olduğu bir anda ihtiyacını giderme örnek olarak verilebilir.

Sosyal Fobinin Fiziksel Belirtileri?

Sosyal Fobisi olan kişiler korku duydukları toplumsal durumlarda hemen her zaman kaygı semptomları yaşarlar. Yüz kızarması, terleme, çarpıntı, göğüste sıkışma hissi, ses titremesi ve kısılması, ağız kuruması, mide rahatsızlıkları, sıcak ve soğuk basmaları, kaslarda gerginlik, düşünce akışında yavaşlama, başta ağırlık hissi ya da baş ağrısı gibi fiziksel semptomlar ortaya çıkabilir. Korkulan durumlarla karşılaşıldığında oluşan yüz kızarması gibi belirtilerin rahatsız edeci ve sorunu ağırlaştırıcı yönlerinden biri de dışarıdan da kolayca fark edilebilmeleridir. Dışardan kolayca fark edilmeleri de en az belirtilerin kendisi kadar rahatsızlık vericidir.

Sosyal Fobinin Tedavisi Var mıdır?

Bu kişilerin doğasında var olan utangaçlık ve olumsuz değerlendirileceklerine dair korkuları yardım istemelerini zorlaştırır. Bir başka engelleyici faktör ise, sosyal fobiklerin bu belirtilerinin bir rahatsızlık olduğunu fark etmemeleri ve değişmez kişilik özellikleri şeklinde algılamalarıdır. Ayrıca somatik belirtileri nedeniyle diğer tıp birimlerine başvurmaları psikolojik yardıma ulaşamama veya gecikme gibi sonuçlar doğurmaktadır.

Sosyal fobi tedaviye oldukça iyi cevap veren bir rahatsızlıktır. Tedavi sürecinde ilaç ve psikososyal tedavi yaklaşımları ayrı veya birlikte kullanılabilir.

Psikolojik tedavi yaklaşımında ağırlıklı olarak bilişsel-davranışsal psikoterapiler, sosyal beceri eğitimleri, gevşeme egzersizleri, bireysel ve sosyal etkinlik tedavileri uygulanabilmektedir. psikolojik tedavilerle bireyler olumsuz düşünce ve davranış kalıplarını tanıyabilmekte, önyargıları ile kendilerine yönelik olumsuz tutumlarını değiştirerek, daha gerçekçe beklenti ve davranış kalıpları oluşturabilmekte, başa çıkma stratejileri geliştirebilmekte, eksik olan becerileri kazanmakta ve iletişim güçlerini arttırmaktadır. (Cesaret korkusuzluk değil, korkuya rağmen korkulan şeyin üzerine gidebilme gücüdür)

Kendinizde (sosyal fobi) olabileceğini düşünüyorsanız size uygun bir sağlık merkezindeki uzmanlardan yardım alınız.

Toplum sizi içinde görmek için bekliyor, neden hala bir kenarda oturup yaşamın yanınızdan akıp geçmesine izin veriyorsunuz.

Sosyal Fobiyle Sosyal Heyecan Arasındaki Farklar?

Başkaları tarafından gülünç bulunma, aşağılanma korkusundan kaynaklanıp beslenen ve ileri durumlarda bireyi sosyal izolasyona kadar götürebilecek olan (sosyal fobiyi) normal ve sağlıklı olarak kabul edilen sosyal heyecan ile karıştırmamak gerekir. Topluluğa girme, toplulukta konuşma, özgürce davranabilme konularında çekingenlik sosyal fobi boyutunda olmasa da oldukça sık görülen bir durumdur. Bu tür kaygıların büyük bir kısmı klinik düzeyde bir rahatsızlık olarak ele alınmayabilir.

Bir dereceye kadar sosyal ortamlardan çekinme doğal kabul edilmelidir. İnsanların bir iş yaparken, herhangi bir davranışta bulunurken, özellikle de birilerinin önünde kendilerini ortaya koymaya çalışırken belli bir heyecan duymaları olağan bir durumdur. Hatta böylesi bir heyecanın ilişkileri motive edici hazırlayıcı etkisi olduğundan, insanın daha iyiyi yapabilme isteğini arttırdığından söz edilebilir.

Sosyal heyecanı sosyal fobiden ayıran en önemli özellik, bireyin topluluk önünde bir şeyler yapmaya devam ettikçe bu konuda deneyim kazandıkça sosyal heyecan azalırken, fobik durumlarda deneyim kazanmanın heyecan üzerinde etkili olmaması aksine kişilerin bu durumdan şiddetle kaçmaya çalışmalarıdır. Kaçınma davranışının sosyal fobi olarak değerlendirebilmesi için kişinin olağan günlük işlerini, mesleki ya da eğitimle ilgili işlevselliğini, toplumsal etkinliklerini ya da ilişkilerini önemli ölçüde bozuyor olması ya da kişinin fobisi olacağına ilişkin belirgin bir sıkıntı duyuyor olması gerekmektedir.

Sosyal Fobiniz ya da Çekingen Kişiliğiniz olduğunu nasıl anlarsınız?

Ancak, sıkıntılarınızı derecesi;

Bu yazıyı paylaş
 

YORUM YAPIN

Arama Yapın

Çocuklardaki Psikolojik Sorunları Psikoloğumuza Sorun

Merhaba, Kızım 3 yaş 10 günlük, doğuştan kalp damarlarında anomalisi var. 1 aylık ve 18 aylık iken 2 açık k... devamı

Çocuklardaki Psikolojik Sorunları Psikoloğumuza Sorun

Merhabalar, benim kızım şu anda 3 yaşında. 9 aylık da bir oğlum var. Çalışan bir annneyim. Az önce çocuklar ve... devamı

Çocuklardaki Psikolojik Sorunları Psikoloğumuza Sorun

Dört buçuk yaşında bir kızım var 4 aylıkta bir oğlum hamile olduğum süreç dahil kızımı tanıyamıyorum önceden h... devamı

Çocuklardaki Psikolojik Sorunları Psikoloğumuza Sorun

Mrb hocam iki yasinda oglum var ve basa cikamiyorum insanlarin ve babasinin yaninda huy degistiriyo aglayarak... devamı

Çocuklardaki Psikolojik Sorunları Psikoloğumuza Sorun

merhaba ben 6 haftalık hamileyim hamileliğimin başında üzücü birtakım problemler yaşadım.üzücü günler geçirdim... devamı

Çocuk Psikoloğum Ücretsiz Android Mobil Uygulaması

ETİKETLER

TWITTER'DAYIZ

FACEBOOK'TAYIZ

PSK. BAŞAK ÜNVER

2005 yılında İstanbul Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun oldum. Üniversite yıllarında o zamanlar ülkemizde henüz uygulanmayan Peri Masalları Testinin ülkemiz çocukları için standardizasyon çalışmasında...

Bize Hemen Ulaşın

FacebookTwitterInstagramGoogle PlusPinterest
Bumerang - Yazarkafe

RANDEVU ALIN

Ergen ve çocuk psikoloğumuz Başak Ünver'den online randevu almak için aşağıdaki butona tıklayınız.

İletişim bilgileriniz bize ulaştığında en kısa sürede randevunuzu onaylamak için sizinle iletişime geçilecektir.
Her hakkı saklıdır © 2015 Çocuk Psikoloğum I Tasarım & Programlama CreaNet Bilişim Hizmetleri