Sorularınızı Yanıtlıyoruz

ANASAYFA

HAKKINDA

YAZILAR

SORU SOR

BİLGİ BANKASI

RANDEVU & İLETİŞİM

Dürtü Bozukluğu ve Tikler

Bu yazıyı paylaş
 


Dürtü Bozukluğu ve Tikler

Kimi burnuna ‘takar’, bütün gün aynada burnunu seyreder, hiç de fena bir burnu olmadığı halde estetik ameliyat hayaliyle yaşar, hatta estetik ameliyat olur, ama burnunu yine beğenmez, başka cerrahın yolunu tutar. Kimi kilosuna takar. Pek de şişman değildir ama hayatı sıkı rejimlerle geçer. Beş on kilo verir, yine şişman görür kendisini, on beş kilo verir, hala şişmandır, erir biter, bir türlü rejimden vazgeçmez.

Kimi sağlığına takar. Ne kadar kan, idrar verirse versin, ne kadar tahlil yaptırırsa yaptırsın, ne kadar röntgen çektirirse çektirsin, kaç tane doktor ‘Sapasağlamsın’ derse desin, feci bir hastalığı olduğu düşüncesinden vazgeçemez. Vücudunda çıkan küçücük sivilce, karnında oluşan azıcık şişkinlik, kalbindeki ufacık çarpıntı ölümü habercisidir. Bir günlük ömrü kalmış gibi acıyla, kederle son nefesini bekler. Kimi sekse takar. Her an seks düşünür, sürekli cinsel fantezi kurar. Güzel çirkin ayırt etmez, sevişmeden duramaz. Televizyonda, sinemada mizah malzemesi olan bu takıntılar, insanın hayatını mahveden, hatta bazen öldüren felaketlerdir. Artık ‘alışveriş hastalığından’ bile bahsedilir oldu. Bazı kişiler yuvaları yıkılana, mahkemelik olana, hapislere düşene kadar alışveriş yapıyorlar. Obsesif kompülsif nasıl iradesiyle el yıkamayı durduramıyorsa, kumarbaz nasıl iradesiyle kumardan veya alkolik içkiden vazgeçemiyorsa, ‘alışverişkolikler’ de mağaza gezmekten, kredi kartı eskitmekten vazgeçemiyorlar. Obsesif kompülsif bozukluğa akraba hastalık deyince, dış görünüşle, sağlıkla vesaireyle ilgili takıntılardan önce ‘tiklerden’ bahsetmek gerekiyor.

  1. TİK BOZUKLUĞU
  2. VÜCUT DİSMORFİK BOZUKLUĞU (BEDENİNİ BEĞENMEME)
  3. HASTALIK HASTALIĞI (HİPOKONDİAZİS)
  4. KIL KOPARMA HASTALIĞI (TRİKOTİLLOMANİ)
  5. ZAYIFLAMA HASTALIĞI
  6. KUMARBAZLIK
  7. HIRSIZLIK HASTALIĞI
  8. KUNDAKÇILIK HASTALIĞI (PİROMANİ)
  9. ALIŞVERİŞ HASTALIĞI
  10. SEKS BAĞIMLILIĞI

Hepimiz etrafımızda tikli çocuklar görmüşüzdür. Bu çocukların epeyce bir kısmının ileride takıntı hastalığına yakalanacağını veya halen takıntı hastası olduğunu biliyor muydunuz? Obsesif kompülsif bozukluk ile tik bozukluğu arasında böyle enteresan bir akrabalık vardır. Vücutta tikleri üreten anormallik, takıntı hastalığına da yatkınlık yaratır. Her 7-8 çocuktan biri tik hastasıdır. Bu hesaba göre 40 kişilik bir sınıfta en az beş çocuk tiklidir. Tikli çocukların genellikle erkek olduğu herhalde herkesin dikkati çekmiştir. Kız çocuklarında da elbette tik görülür, ancak tik bozukluğu erkek çocuklarda üç kat daha sıktır. Yani her dört tikli çocuktan üçü erkek, biri kızdır.

Tikler, kaslardaki irade dışı hareketlerdir. Tikleri ‘hareket tikleri’ ve ‘ses tikleri’ olarak ikiye ayırabiliriz. Tikli çocuklar göz kırparlar, burun kıvırırlar, dudaklarını oynatırlar veya yalarlar, kaşlarını kaldırırlar, yüz buruştururlar, hatta aniden kafa atarlar. Tikler sadece yüz bölgesinde görülmez. Kollarda, gövdede de tik çıkabilir (omuz silkme, parmaklarla oynama, parmak tıklatma, ayaklarını sallama-vurma, sekme, ayak bileğini germe...) Sık sık boğaz temizleyen, habire öksüren, bu yüzden evde ve okulda bol bol azarlanan çocuklarda bu nahoş sesler aslında tiktir. Ayrıca burun çekebilirler, ıslık çalabilirler, hayvan/kuş sesi çıkarabilirler. Bazı tikler ise daha karmaşıktır, uzun sürer ve anlamlı yahut ‘kasti’ gibi görünebilir. Mesela el ve yüzdeki bazı manidarmış gibi duran hareketlerin, yavaşça bir baş hareketinin tik olması mümkündür. Bazıları şaşırmış veya anlamamış gibi bakarlar (hatırlayanlara Fenerbahçe’nin eski teknik direktörü Werner Laurant örnek verilebilir), eşyalara ve insanlara dokunurlar (etraflarındaki insanları da çileden çıkarırlar), parmaklarıyla sayı sayar gibi yaparlar, bir ileri iki geri adımlarlar, çömelirler, eğilip bükülürler.

Tik hastalığı çocuklukta veya ergenliğin ilk zamanlarında, ama en çok 6-7 yaşlarında başlar. Bazılarında kısa sürer, bir ay bile geçmeden düzelir. Bazı çocuklarda ise ne yaparsanız yapın yıllarca tikleri durduramazsınız. Kimilerinde de tikler bir çıkar bir kaybolur, bir çıkar bir kaybolur. Uyurken tik ortaya çıkmaz. Stres durumunda ise artar. Mesela oyun sırasında azalabilir, okulda artabilir. Büyükler tikleri engellemeye çalıştıkça tikler genelde çoğalır. ‘Dudak bükme! Kaş kıvırma!’ dedikçe çocuk daha çok dudak büker, daha çok kaş kıvırır. Bütün bu sebeplerden dolayı zavallı yavru ‘İşine gelince pekala tiklerini durdurabiliyor. Tik mik hikaye, bu çocuk bizi kullanıyor,’ diye suçlanır.

Halbuki tik bozukluğu basbayağı bir hastalıktır. Ortamdaki strese göre tiklerin artıp azalması, hastalığın tabiatı gereğidir. Bir erişkinin heyecanlı anında ölçtürdüğü tansiyon nasıl yüksek çıkıyorsa, gergin çocuğun da stres durumunda tikleri fazlalaşır. Tik bozukluğunun bir türü Gilles de la Tourette Sendromudur (Jil dö la Turet okunur). Bu sendromun sıradan tik bozukluğundan temel farkı, tiklerin daha karmaşık ve oldukça tuhaf olmasıdır. Çocuk patlar tarzda öksürebilir, hırıltılı sesler çıkarabilir, havlar gibi bağırabilir. Hatta ağzından rasgele bazı kelimeler dökülebilir. Bu kelimeler genellikle küfürlü sözlerdir. Çocuk bir yandan aniden patlayan bir sesle küfür ederken, bir yandan da eliyle kapıyı yumruklayabilir veya duvarı tekmeleyebilir. Burada yumruk da, tekme de, küfür de tiktir ve irade dışıdır. Gilles de la Tourette hastası mesela yolda yürürken aniden durup zıplamaya başlayabilir, siz ne olduğunu anlamadan yolunu yürümeye kaldığı yerden devam edebilir. Birden ekseni etrafında dönebilir, durup arkasına dönerek birkaç adım atabilir, tekrar arkasına dönerek yürüyüşünü sürdürebilir. Basit tikler toplumda son derece yaygın olduğu halde, Gilles de la Tourette Sendromu oldukça nadirdir.

Takıntı hastalığı ile akrabalık gösteren tik bozukluğu türü, aslında Gilles de la Tourette Sendromudur. Bu sendroma yakalanmış olanların en az %40’ında takıntı hastalığı da vardır. Genel nüfusta takıntı hastalığı yaygınlığının %2.5-3 olduğunu hatırlarsak, Gilles de la Tourette hastalarında obsesif kompülsif bozukluk 10-15 kat daha sık görülmektedir. Ayrıca takıntı hastalarının da aşağı yukarı %10’unda Gilles de la Tourette Sendromu vardır. Obsesyon, kişinin mantıksız olduğunu bildiği halde zihninden atamadığı düşünce, kompülsiyon ise mantıksız olduğunu bildiği halde gidip yaptığı eylemdir. Tikli çocuklar da tiklerinin mantıksız olduğunu bilirler, bu çocukların akli dengeleri yerindedir. Ama tiklerini iradeleriyle durduramazlar veya yalnızca kısa süre durdurabilirler. Bu açıdan kompülsiyon ile tik birbirine çok benzeyen iki belirtidir.

Tik hastalarının beyinlerinde, bazal gangliyonlarda (beynin ortasında yer alan birkaç gri alan) problem olduğu tespit edilmiştir. Bazal gangliyonlar, takıntı hastalarında da faaliyeti bozulmuş olan bölgelerden biridir. Demek ki tik bozukluğu ile takıntı hastalığı, beynin aynı bölgelerinden kaynaklanan iki hastalıktır. Aralarındaki benzerlik ve sıkça aynı kişide beraber bulunmalarının sebebi de bu olsa gerektir.

Bu yazıyı paylaş
 

YORUM YAPIN

Arama Yapın

Çocuklardaki Psikolojik Sorunları Psikoloğumuza Sorun

Ben 6.sınıfa gidiyorum ders çalışmak istiyotum fakat derse oturduğum zaman aklım başka yerlere gidiyor dalıyor... devamı

Çocuklardaki Psikolojik Sorunları Psikoloğumuza Sorun

merhaba 4,5 yasinda anaokuluna giden oglum var. oglumun ara sira dedigi sozler beni hem sasirtiyor hem korkutu... devamı

Çocuklardaki Psikolojik Sorunları Psikoloğumuza Sorun

13 yaşında bir kızım var ve 7 haftalık hamileyim.Kızım hiçbir şekilde kardeş istemiyor ve eğer olursa evden ka... devamı

Çocuklardaki Psikolojik Sorunları Psikoloğumuza Sorun

Benim 3 yaşında bir kızım var.Hala bez kullanıyoruz.Hemen hemen gördüğüm,duyduğum (internetten,çevremden,annel... devamı

Çocuklardaki Psikolojik Sorunları Psikoloğumuza Sorun

17 aylık bir oglum var.5 aylikken soguk havale gecirdi ve lumunanten ilac kullaniyor. suan hic konusamiyor. an... devamı

Çocuk Psikoloğum Ücretsiz Android Mobil Uygulaması

ETİKETLER

TWITTER'DAYIZ

FACEBOOK'TAYIZ

PSK. BAŞAK ÜNVER

2005 yılında İstanbul Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun oldum. Üniversite yıllarında o zamanlar ülkemizde henüz uygulanmayan Peri Masalları Testinin ülkemiz çocukları için standardizasyon çalışmasında...

Bize Hemen Ulaşın

FacebookTwitterInstagramGoogle PlusPinterest
Bumerang - Yazarkafe

RANDEVU ALIN

Ergen ve çocuk psikoloğumuz Başak Ünver'den online randevu almak için aşağıdaki butona tıklayınız.

İletişim bilgileriniz bize ulaştığında en kısa sürede randevunuzu onaylamak için sizinle iletişime geçilecektir.
Her hakkı saklıdır © 2015 Çocuk Psikoloğum I Tasarım & Programlama CreaNet Bilişim Hizmetleri