Sorularınızı Yanıtlıyoruz

ANASAYFA

HAKKINDA

YAZILAR

SORU SOR

BİLGİ BANKASI

RANDEVU & İLETİŞİM

Günlük Yaşamda Kleptomani Hastalığı

Bu yazıyı paylaş
 


Günlük Yaşamda Kleptomani Hastalığı

Özellikle büyük marketlerde istem dışı hırsızlık yapan kleptomani hastaları çoğunlukla değersiz eşyalar çalıyor. Doktora gidemeyen kleptomanların sayısı tesbit edilemiyor.

Nurten Uzan, 35 yaşında bir anne. Almanya'da yaşıyor. Marketlerden ruj, oje, kalem gibi ucuz eşyalar ve temizlik maddesi çalıyor. Şimdiye kadar hiç yakalanmamış, "Değersiz de olsa, kafama takılanı çalmadan duramıyorum. Çaldıklarımı geri getirip yerine koyduğum bile oluyor." diyor. M.D. ise 26 yaşında. Marketlerden o kadar çok şey çalmış ki, bunların sayısını kendisi de hatırlamıyor. Kocası doktor. Durumdan onun da haberi var; ama elinden bir şey gelmiyor. İlk başlarda, doktora götürmeye ikna edemediği eşine 'market' yasağı koymayı denemiş. Fakat, durum daha da kötüye gitmiş. Genç kadın, bu sefer de komşularının değersiz eşyalarını çalmaya başlamış. S.K. ise 30'unda. Ankara'da yaşıyor. Çok değil, daha üç ay önce, hayatında hiç yapmadığı, yapmayı aklından bile geçirmediği bir garipliğe imza atmış. Girdiği markette, çalma dürtüsü oluşmuş. O heyecanla, göz diktiği değersiz bir eşyayı çantasına koymuş. Devamı gelmiş. Bir iki 'başarılı' hırsızlıktan sonra, bir markette yakayı ele vermiş. Marketçinin yanı sıra eşi de bu davranışına bir anlam verememiş. Eşinin üst düzey bir emniyet görevlisi olduğunun ortaya çıkması ise olayı daha ilginç kılmış.

İçinde bulundukları durumu özetlediğimiz kahramanlarımız, o bildiğimiz hırsızlardan değil aslında. Son günlerde artan klasik hırsızlık olaylarıyla ise uzaktan yakından ilgileri yok. Ne maddi durumları kötü ne de kişilik sorunları var. Tersine, hâli vakti yerinde, aklı başında insanlar. Onların derdi, 'kleptoman' olmaları. Yani, içlerindeki çalma dürtüsünü engelleyemeyerek, önlerine değerli değersiz ne çıkarsa çalmaları.

Hastalık gizleniyor

Kleptomani (gayr-i ihtiyari çalma hastalığı), "normal yollardan kolayca temin edilebilecek ya da hiç ihtiyaç olmayan nesneleri bulundukları yerden alarak sahip olma isteği" de özetleniyor. Uzmanlara göre, kontrol bozukluğundan kaynaklanan bir dürtü. Hasta, kafasına takılan düşünceye direnemiyor, hırsızlıktan önce giderek artan bir gerginlik, yaşıyor, hırsızlık esnasında ise büyük bir haz duyuyor. Kleptoman, bir yerde kumarbaza, alkol ve madde bağımlısına benzetilebilir. Hastalığa, erkeklere oranla kadınlarda daha sık rastlanıyor. Kadınlarda, çoğunlukla genç yaşlarda görülüyor. Kleptomanlar, psikiyatristlere nadiren gidiyor. Çoğunu ya eşleri ya da yakın akrabaları getiriyor. Uzmanlar, kişilerin, "durumlarından utanç duyduklarını, bunun deşifre olmasıyla toplum nazarında küçük düşecekleri endişesini taşıdıklarını" belirtiyor.

Markette ortaya çıkıyor

Oysa, doktora gitmediği için raporu bulunmayan hastaların başı sık sık polisle derde girebiliyor. Son dönemde, hemen her türlü ürünün satıldığı büyük marketlerde yaşanan vakaların artması ise bunu tüm gerçekliğiyle ortaya koyuyor. Söz konusu marketlerin güvenlik ağına ve kamerasına takılanlar arasında Nurten Uzan, M.D. ve S.G'lerin sayısı hiç de az değil aslında. Amerika'daki araştırmalar, böyle mekanlarda yakalanan her dört hırsızdan birinin kleptoman olduğunu açıklıyor.

Bu durumda, kleptomani hastalarının en fazla, marketlerin güvenlik görevlilerini uğraştırdığı söylenebilir. R.S. (55), ünlü bir marketin Ankara'daki mağazasında 13 yıldır sivil güvenlik görevlisi olarak çalışıyor. Kleptomani vakalarındaki artıştan bahsederken, kimin hasta kimin gerçek hırsız olduğunu kolayca anlayabildiğini söylüyor: "Gerçek hırsızla kleptomanları ayırt etmeyi bana sorun. En az bir psikiyatrist kadar anlarım. 300 milyon liralık alışveriş yapıyor, 1 milyon liralık eşya çalıyor. Çalarken de çok tedirgin oluyorlar, çaldıktan sonraki sevinçleri de yüzlerinden okunuyor. Gerçek bir hırsız kendini ele vermez. Beden dilleri onları ele veriyor."

Peki, bir olay tespit ettiklerinde güvenlik görevlileri nasıl davranıyor? R.S. bunun cevabını verirken, ilginç ayrıntılara değiniyor: "Kleptoman veya hırsızın bir şey çaldığını gördüğümüzde, onun hiçbir şekilde uyarmıyoruz. Sadece takip başlıyor. İzlediğimiz kişi kasaya geldiğinde çaldığının parasını öderse sorun olmuyor. Ödemezse telsizle kapıdaki güvenlik görevlisine bildiriyoruz. Çaldığı ispat edilince de, bir odaya alıyor ve neden böyle bir şey yaptığını soruyoruz. Çoğunlukla, başta bağırıp çağırıyorlar. Sonra itiraf ediyorlar. Kleptoman olduğunu söyleyenden raporunu istiyoruz. Raporu olmayanların doktorunu arıyoruz. Sonuçta, aldıklarının parasını ödeyerek gidiyorlar."

Bir başka büyük marketin güvenlik görevlisi de kısa süre önce başından geçen ilginç bir olayı şöyle anlatıyor: "30 yaşında bir kadın, 1 milyar liralık alış veriş yaptı. Ancak, iki adet parfüm çaldığını tespit ettik. Yakaladığımızda, kleptoman olduğunu belirtti. 'Elimde değil pişmanım, böyle bir dürtüm var, kendimi öldürmek istiyorum' diye üzüntüsünü dile getirdi. Fakat doktora hiç gitmemiş, elinde de raporu yoktu. Alışveriş meblağı yüksek olduğu için sözlerine inandık ve onu bıraktık."

Avrupa'daki mağaza ve market hırsızlıklarını araştıran Center of Retail Research (RR) verilerine göre 16 ülkedeki 2004 hırsızlık bilançosu 30,7 milyar Euro'yu buluyor. Yıllık ortalama 1 milyon 201 bin müşterinin büyük marketlerde hırsızlık yaparken yakalandığı kayıtlara geçmiş. Müşteri hırsızlıklarının bir kısmı kleptoman hastalarınca yapılıyor.

Çoğunda mağazalara girememe fobisi oluşmuş

Uzmanlar, büyük marketlerin çok sayıda ürünün toplu olarak bulunduğu ortamlar olmasının hastalara cazip geldiğini belirtiyor. Hastalarla ilgili tespitler ise gerçekten ilginç. Memory Center Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Oğuz Tan, "hastaların, hastalıklarının farkında olduklarını" söylüyor. Tan, "Utanç duydukları için gizliyorlar. Çalarken asla bir menfaat gözetmezler. Hırsız olmadıklarını bilirler, ama bu utanç duymalarını engellemez." diyor. Gülhane Askerî Tıp Akademisi( GATA) Ruh ve Sinir Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aksın Sürmeli ise şu değerlendirmeyi yapıyor: "Hırsızlık yapan kleptomani hastaları, ilk tatmin hissini müteakip büyük bir üzüntü ve pişmanlık yaşar. Hatta, bu yüzden çoğunda mağazalara girememe korkusu yerleşiyor." Uzmanlara göre, hastalığın kesin tedavisi yok. Hastalığın seyrinin son derece değişken olması, uygulanan tedavinin etkisinin ölçülmesini zorlaştırıyor. Bununla birlikte, 'ilaç ve terapi' genel kabul gören iki yöntem.

EN ÇOK ÇALINANLAR KASAYA YAKIN TUTULUYOR

Türkiye'deki marketlerde yaşanan hırsızlıklar yıllık ciroların binde 2'sine tekabül ediyor. Sadece Migros'larda iki yıl önce açıklanan 1,5 trilyonluk kayıp bunu açıkça gösteriyor. Avrupa'da olduğu gibi Türkiye'de de market hırsızlarının büyük bir bölümünü kleptomanlar oluşturuyor. Kleptomanların en çok çaldıkları eşyaların başında alkollü içecek, kozmetik, sakız ve tütün mamulleri geliyor. Bu nedenle büyük marketlerin kasalara yakın dizayn ettikleri sigara, sakız vb. malzeme stantları da kleptomanlara karşı bir tedbir olarak ifade ediliyor. Bilinen en ünlü kleptomanlar: Ünlü film yıldızı Winona Ryder, Fransa Kralı 4. Henri.

Bu yazıyı paylaş
 

YORUM YAPIN

Arama Yapın

Çocuklardaki Psikolojik Sorunları Psikoloğumuza Sorun

Mrhbalar benim oglum 2 mart 2014 dogumlu cok hircin,her sabah işe giderkn babasi aglamalr babama gidicem die y... devamı

Çocuklardaki Psikolojik Sorunları Psikoloğumuza Sorun

26 aylik bir oglum var ayni zamanda 26 haftalik hamileyim. Oncelikle tuvaleti geldiginde soyluyor fakat tuvale... devamı

Çocuklardaki Psikolojik Sorunları Psikoloğumuza Sorun

oglumu anasınifina yazdirdim basta hevesliydi ama okula gitme zamani... devamı

Çocuklardaki Psikolojik Sorunları Psikoloğumuza Sorun

Oğlum yaklaşık 7 yaşında (6 yaş 8 ay) anaokulunda ishal olup altına kaçırmış ve arkadaşları ondan tiksinip bur... devamı

Çocuklardaki Psikolojik Sorunları Psikoloğumuza Sorun

Benim 20 aylik oglum var yemek yediremiyoruz sadece gunde 250 ml sut iciriyor onun haricinde hic bir sey yedi... devamı

Çocuk Psikoloğum Ücretsiz Android Mobil Uygulaması

ETİKETLER

TWITTER'DAYIZ

FACEBOOK'TAYIZ

PSK. BAŞAK ÜNVER

2005 yılında İstanbul Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun oldum. Üniversite yıllarında o zamanlar ülkemizde henüz uygulanmayan Peri Masalları Testinin ülkemiz çocukları için standardizasyon çalışmasında...

Bize Hemen Ulaşın

FacebookTwitterInstagramGoogle PlusPinterest
Bumerang - Yazarkafe

RANDEVU ALIN

Ergen ve çocuk psikoloğumuz Başak Ünver'den online randevu almak için aşağıdaki butona tıklayınız.

İletişim bilgileriniz bize ulaştığında en kısa sürede randevunuzu onaylamak için sizinle iletişime geçilecektir.
Her hakkı saklıdır © 2015 Çocuk Psikoloğum I Tasarım & Programlama CreaNet Bilişim Hizmetleri