Sorularınızı Yanıtlıyoruz

ANASAYFA

HAKKINDA

YAZILAR

SORU SOR

BİLGİ BANKASI

RANDEVU & İLETİŞİM

Öfke ve Saldırganlık

Bu yazıyı paylaş
 


Öfke ve Saldırganlık

Ülkemizde öfke problemi olan bireylerin sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Buna bağlı olarak da öfke problemi yüzünden ortaya çıkan şiddet olayları da günden güne büyük bir hızla artmaktadır. Bu yazıda öfkeli bireylerin bilişsel yetersizliklerinin saptanması ve buna uygun öfke kontrolü geliştirilmesine yardımcı olmayı amaçlamaktayım.

Öfkenin duygusunu insanların içlerinde tutmayıp dış çevrelerine yansıttıkları zaman ortadan kalkacağı görüşü yaygın bir halk inancıdır. Bu ve bunun gibi pek çok yanlış inanç, zaten kontrol edilmesi zor bir duygu olan öfkenin uygunsuz şekilde dışa vurulmasına ve çocukların birbirlerine zarar vermesine yol açmaktadır.

Öfke bir duygudur. Öfkenin değişik tanımları vardır. Bunların hepsini inceleyip zihnimizde daha kapsamlı bir harita çizmemiz öfkeyi anlamamız açısından faydalı olacaktır;

“Gerçek veya hayali bir zarar görme sonucunda ortaya çıkan intikam ve cezalandırma itkilerinin de sıklıkla refakat ettiği kuvvetli bir memnuniyetsizlik hissidir.”

“Engellenme, saldırıya uğrama, tehdit edilme, yoksun bırakma, kısıtlama vb. gibi durumlarda hissedilen ve genellikle neden olan şeye ya da kişiye yönelik şu ya da bu biçimde saldırgan davranışlarla sonuçlanabilen oldukça yoğun olumsuz bir duygudur.”

“Bireyin hem kendisini, hem yöneltilen kişiyi, hem de çevredeki diğer insanları rahatsız eden şiddetli ve olumsuz bir duygudur.”

Bu tanımlardan yola çıkarak Öfkenin istenmeyen bir duygu olduğunu, bireyin bir engellenme yaşadığı (veya yaşadığını düşündüğü) zaman ortaya çıktığını, bireylerin bu duygudan kurtulmak için farklı yöntemlerinin olduğunu söyleyebiliriz.

ÖFKENİN DAVRANIŞSAL BOYUTU

Öfke(anger) ve saldırganlık (aggression) kavramları sürekli bir arada kullanıldığından, bu kavramlar eş anlamlı olarak algılanmakta ve birbiriyle karıştırılmaktadır.

Saldırganlık başkalarını incitmeyi amaçlayan her türlü davranış ya da eylemdir. Yani öfke bir duyguyu saldırganlık da bir davranışı ifade etmektedir.

Öfke saldırganlığı ortaya çıkarır ve saldırgan davranışlar kişinin hissettiği öfke duygusunu azaltmak yerine daha da artırır. Öfkenin geçmesi zamanla veya başka bir eylemle de olur. Saldırgan bir olay sonrasında azalması sadece yaygın bir halk inanışıdır.

ÖFKELİ İNSAN

Asıl sorulması gereken soru; Öfke problemi olan insanlar diğer insanlardan düşünce, tutum, davranış… gibi psikolojik boyutlarda birbirlerinden farklılaşıyorlar mı? Günlük hayatta sıradan ilişkilerde normal, sorunsuz bir olay yaşarken öfkeli insanları diğer insanlardan ayırt etmek mümkün olmaz. Ancak bir engellenme yaşadıkları zaman bu insanları ayrıt edebiliriz. Engellenme denen yaşantı, diğer insanlarla ; “görüşlerin ters düşmesi durumu, tutumların ters düşmesi veya kişiye karşı olması durumu, fiziksel veya psikolojik bir saldırı durumunda, olumsuz imalar yapılması durumunda, bireyin istediği bir şeyi elde edememesi durumunda, bağlandığı kişi veya kişilerce güvensiz bir durumda bırakıldığı zamanlarda, ya da herhangi bir herkesi öfkelendirecek bir olay yaşadığında diğer insanlara göre orantısız bir öfke ve saldırganlık durumları yaşarlar.” Genel olarak bakıldığında öfkenin bireye yapılan veya bireyin onu “haksızlık” olarak yorumladığı durumlarda ortaya çıktığını söyleyebiliriz.

Peki bu neden böyledir?

Bu bireyin geçmiş yaşantılarından kaynaklanıyor olabilir. Bunların su yüzüne çıkarılması öfkeyi azaltabilir ancak biz bu yazıda öfkenin bilişsel boyutu üzerinde duracağız.

ÖFKENİM BİLİŞSEL BOYUTU

Öfkeli insanlar engellenme yaşadıkları bir olay karşısında öfke problemi olmayan insanlara kıyasla;

  1. Karşılarındaki kişilere daha çok düşmanca atıfta bulunurlar.
  2. Var olan problemi çözmek için daha az sayıda çözüm üretirler.
  3. Saldırgan çözümleri daha çok üretirler.
  4. Ürettikleri çözümün sonuçlarını iyi değerlendiremezler.
  5. Sosyal hedeflerini belirlerken karşılarındaki kişiyi önemsemezler.

1- DÜŞMANCA ATIF: Öfkeli bireyler karşılarındaki kişilerle iletişim kurarlarken bazı belirsiz veya bazen olumlu bile olan sözel veya sözel olmayan ipuçlarını genellikle olumsuz algılama eğilimindedirler. Örneğin; biri öfkeli kişiye onun için iyi olabilecek bir şey söylediğinde öfkeli insan “benim kötülüğümü istiyor, beni ezmek istedi, beni küçümsedi, beni yok saydı…” gibi algılamaktadır. Yapılması gereken bireye belki kendisinin iyiliğini düşündüğü veya kendisine karşı olumsuz bir düşüncesi olmadığı anlatılırsa düşmanca atıfta bulunma eğilimi azalabilir.

2- ÇÖZÜM ÜRETME: Öfkeli bireyler bir engellenme yaşadıklarında akıllarına bu sorunu çözmek için çok az çözüm getirirler. Örneğin biri ona hoşlanmadığı bir şey söylediğinde karşıdakine sadece sözel olarak saldırmak, sadece fiziksel olarak saldırmak …. Gibi tek bir çözüm gelir. Bütün durumlara karşı tek bir çözümü vardır ve aklına başka çözümler gelmez. Halbuki “hiç cevap vermemek, ortamı terk etmek, başkansa şikayet etmek, yok saymak… gibi değişik çözümlerin de varlığından haberdar edilmesi bireyin öfkeli davranışlarını kontrol etmesini sağlayacaktır.

3- SALDIRGAN ÇÖZÜM ÜRETME: Öfkeli bireylerin bir olay yaşadıklarında akıllarına genellikle saldırgan çözümler gelir. “Fiziksel-Sözel Saldırmak, Dolaylı yollardan saldırmak (dedikodu yapmak, şikayet etmek…gibi)”. Saldırgan olmayan yollarla da kişi bu işin üstesinden gelebilir. Biri kişiye bir konuda kötü olduğunu söylediğinde ona saldırmak yerine o konuda kendini çok geliştirebilir ve bunu herkesin görmesini sağlayıp o kişiyi kendine faydalı olmuş bir şekilde alt edebilir.

4- ÇÖZÜM SONUÇLARINI DEĞERLENDİRME: Öfkeli bireyler verdikleri tepkiler sonucunda karşılarındaki kişinin bunu hak ettiklerini düşünürler. Böylelikle davranışlarının karşılarındakine karşı orantısız olmadığını hissederler ve vicdani bir sorun yaşamazlar. Ayrıca olay sonunda verdikleri tepkilerin hayatlarını kolaylaştırdığını ve amaçlarının gerçekleştiğini savunurlar. Nitekim kimi zaman da öyle olur. Öfkeli bireyler isteklerini karşıdaki kişilere zorla da olsa yaptırırlar. Kısa vadeli düşününce bu işe yarar. Ancak uzun vadede bunun olumsuz geri dönüşünü alabilirler. Bunu da o kişiyi kaybederek, yalnızlaşarak veya ufak bir hatasında karşısındakinden çok daha büyük bir tepki görerek olabilir. Saldırgan tepki vermemenin uzun vadeli faydalı anlatılarak ve karşıdakinin her zaman bunu hak etmeyebileceği anlatılarak bu sorunla baş edilebilir.

5- SOSYAL HEDEFLER VE KARŞIDAKİ KİŞİ: Öfkeli birey için önemli olan karşıdaki kişinin onun hakkında ne düşündüğü değil, o an o amacı gerçekleştirmektir. Yani karşıdaki kişinin yabancı, yakın veya aileden bile olması öfkeli durumu çok değiştirmeyecektir. Karşıdaki kişinin onu sevmesi, sayması, ilgi göstermesi, düşünmesi… gibi kişilerarası faktörler öfkeli birey için geçerli değildir. Bu da bireyin sağlıklı empati kuramamasından veya empati yoksunluğundan kaynaklanıyor olabilir. Bu tarz davranışlarla karşıdaki kişiyi kaybedebileceği kişiye anlatılırsa davranış değişikliği görülebilir ve birey saldırgan davranışlardan kaçınabilir.

Bu yazıyı paylaş
 

YORUM YAPIN

Arama Yapın

Çocuklardaki Psikolojik Sorunları Psikoloğumuza Sorun

merhaba 2011 dogumlu bır oglum var 1,5 kucuk tuvaletmızı yapmayı ogrendık hemde bır gunde bezı attık fa... devamı

Çocuklardaki Psikolojik Sorunları Psikoloğumuza Sorun

merhaba benım 28 aylık oglum var bır aydır tuvalet egıtımı vermeye calısıyorum onceden cısını soyluyor kakası ... devamı

Çocuklardaki Psikolojik Sorunları Psikoloğumuza Sorun

oğlum nisan 2012 doğumlu. doğduğundan beri yanından hiç ayırmadığı onsuz kesinlikle uymadığı bir battaniyesi v... devamı

Çocuklardaki Psikolojik Sorunları Psikoloğumuza Sorun

kızım neredeyse 2 yaşında ama çok çabuk sıkılıyor herşeyden ve bi dakika bile yerinde durmuyor aşırı hareketli... devamı

Çocuklardaki Psikolojik Sorunları Psikoloğumuza Sorun

aşırı sosyal fobim var tek basima disariya cikmaya korkuyorum birileri varken yemek yiyemiyorum misafir gelinc... devamı

Çocuk Psikoloğum Ücretsiz Android Mobil Uygulaması

ETİKETLER

TWITTER'DAYIZ

FACEBOOK'TAYIZ

PSK. BAŞAK ÜNVER

2005 yılında İstanbul Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun oldum. Üniversite yıllarında o zamanlar ülkemizde henüz uygulanmayan Peri Masalları Testinin ülkemiz çocukları için standardizasyon çalışmasında...

Bize Hemen Ulaşın

FacebookTwitterInstagramGoogle PlusPinterest
Bumerang - Yazarkafe

RANDEVU ALIN

Ergen ve çocuk psikoloğumuz Başak Ünver'den online randevu almak için aşağıdaki butona tıklayınız.

İletişim bilgileriniz bize ulaştığında en kısa sürede randevunuzu onaylamak için sizinle iletişime geçilecektir.
Her hakkı saklıdır © 2015 Çocuk Psikoloğum I Tasarım & Programlama CreaNet Bilişim Hizmetleri