Sorularınızı Yanıtlıyoruz

ANASAYFA

HAKKINDA

YAZILAR

SORU SOR

BİLGİ BANKASI

RANDEVU & İLETİŞİM

Panik Atakla Baş Etmek

Bu yazıyı paylaş
 


Panik Atakla Baş Etmek

Sizin dışınızda hiçbir şey bir panik atağa neden olamaz. Nedeni bütünüyle sizsiniz. Bunun edenini görelim: Dışsal bir anksiyete yaşadıktan sonra, bedeninizden gelen hislere ve semptomlara daha fazla konsantre olmaya başlarsınız. Bu sezgi ve semptomların hangi düzeyde gerçekten kaygılanmanıza neden olabileceğini tartmaya, onlar üzerine düşünmeye başlarsınız. Bu durum içsel nedenlerden kaynaklı anksiyeteye neden olur.

Bedeniniz bu gerçek ya da hayal mahsulü korkuyu hisseder ve vücudunuz onunla savaşması ya da onun kaynağından kaçması için ihtiyaç duyduğu çeşitli kimyasalları salgılamaya başlar. Bu kimyasallar adrenalin, sodyum laktat ve kortizol'dur.

Anksiyete derecesi yükseldikçe, salgılanan kimyasal miktarı da artar.

Bu durum anksiyetenin ikinci aşamasına, endojenöz (içsel) aşamasına geçmenize neden olur. Artık temel mesele sizi başlangıçta strese sokan belirgin neden değildir, temel mesele "garip duygular" ve "acayip belirtiler"dir. Böylelikle "benim sorunum ne" kaygısına kapılırsınız, bu durum şaşırtıcı ve kafa karıştırıcıdır. Öyle ki, bütün savunma sisteminiz çöker, duyarlılıklarınız yükselir ve paniklersiniz. Anksiyete karşı konulamaz bir hal almaktadır. Kontrolünüzü bütünüyle kaybetmekten korkar hale gelirsiniz.

Bu durumda asla aklınızdan çıkarmamanız gereken çok önemli bir şey vardır:

Asla kontrolünüzü kaybetmeyeceksiniz, asla çıldırmayacaksınız!

Zihniniz ve bedeniniz, bu anksiyete durumuna en iyi ihtimalle ancak birkaç saat dayanabilir. Bu sürenin sonunda kendinizi aşırı derecede yorgun ve sıkıntılı hissedersiniz.

Şimdi içsel ve dışsal anksiyeteden bahsedelim:

Dışsal Anksiyete

Anksiyete'nin bu türü, gerçek bir şeylerden, yaşamınızda gerçekten ortaya çıkmış olan bir şeylerden kaynaklanır. Bu türden bir anksiyete hissetmek için geçerli bir nedeniniz vardır. Bu, birilerinin sizi incitmeye teşebbüs etmiş olması gibi travmatik bir neden olabilir. Bir televizyon programı izlemek kadar basit bir nedene, ya da ileriki günlerde yaşanacaklara dair kaygılarınıza dayanıyor da olabilir.

İçsel Anksiyete

Bu tür anksiyete, yaşadığınız dışsal anksiyete ilişkin kaygılarınızdan ve bu durumun yarattığı hislerden kaynaklanır. İçsel bir anksiyete yaşamanızın yegane nedeni bunu tercih ediyor oluşunuzdur. Dışsal olaylardan ve dışsal anksiyeteden daha az etkilenmeyi tercih ederek içsel anksiyeteyi de azaltabilirsiniz. Hayat streslidir. Hem iyi hem de kötü durumlar anksiyeteye neden olabilir. Evlilik, özgüven eksikliği, kariyer değişikliği, bebek sahibi olmak vb. gibi durumların hepsi dışsal bir anksiyetenin ortaya çıkmasına neden olabilir. Yaşadığınız bu stres beraberinde kalp atışlarının hızlanması, şaşkınlık, baş dönmesi gibi kimi fiziksel semptomları da getirir. Tüm bunlar son derece normaldir. Kaygılı birinin işte tam da bu evrede içsel bir anksiyeteye yol açacak biçimdeki davranışlarının hiçbir sahiciliği yoktur. "Neyim var? Giderek halsizleşiyorum. Kontrolümü kaybedip aptalca şeyler yapacağım" … Bu ve benzeri düşüncelerin hiçbir geçerliliği yoktur zira bunlar doğru değildir. Bunlara dair derin kaygılar içerisine girmenin hiç gereği yoktur. Bizi sıkıntıya sokan içsel anksiyetedir. Bizi saplantılı hale getiren, gerçek dışı düşüncelere esir olarak kendimizden korkar hale getiren, bedensel semptomlarımızı arttıran hep içsel anksiyetedir. Bunu durdurmayı öğrenmek zorundasınız. Kendinize dışsal anksiyete yaşama izni vermelisiniz. Kendinize bunun niçin ortaya çıktığını söylemeli, geçmesini sağlamalısınız.

Anksiyete atağı karşısında oto kontrol sağlamak için altı aşamalı bir yaklaşım söz konusudur:

Kaygılı olduğunuzu ve bu yönde hissettiğinizi anlayın. Bedeninizden gelen hislerin bir anksiyete belirtisi ve aynı zamanda da sizi bir şeylerin rahatsız etmekte olduğuna dair bir gösterge olduğunu kabul edin.

Sizi rahatsız eden şey her neyse, kendinize buna karşı kaygılı olma şansı tanıyın. "Elbette kaygılıyım çünkü……… ve bu durum karşısında kaygılı olmak gayet doğal"

Nefes alın. Önce burnunuzdan yavaşça nefes alın ve bunu yaparken de aklınızdan sayın: bir, bin, iki, bin. Ardından nefesinizi dört saniye süreyle ağzınızdan verin. Bunu yaparken aklınızdan dört saniyeyi, aynı yöntemle sayın. Bu işlemi en az atmış saniye süreyle tekrarlayın.

Kaygılı zamanlarda kendinizle konuşurken pozitif diyalogu kullanın. Anksiyete geçecektir. Böylesi bir diyaloga şu örnek verilebilir: "Bu sadece bir anksiyete. Geçecek. Kontrolümü kaybetmeyeceğim. Hislerimden bağımsız olarak iş hayatımı sürdürebilirim. Hissettiklerim bana zarar vermeyecek."

Meşgale yaratın. Kendinizi uyaracak bir şeyler yapın. Bedeniniz yüksek viteste el freni çekilmiş bir araba gibidir bu evrede. Sadece orada öyle boş bıoş oturmayın. Yürüyün, koşun, temizlik yapın, bir şeyler yapın. Kendinizi hislerinize teslim etmeyin.

Yaşamakta olduğunuz hislere bir parça mizahi yaklaşmaya çalışın. Garip hissediyor olabilirsiniz, ama garip görünmüyorsunuz. Kendi kendinize bir müddet garip şeyler hissetme izni verin. Büyük bir sorun değildir bu. Kendinizi gerçekte rahatsız etmekte olanın ne olduğunu bulmaya çalışın. Yaşamak istemediğiniz bir çatışmanın mı içindesiniz? Sizi rahatsız eden şey ürkütücü bir düşünce mi? Yoksa dün gece izlediğiniz televizyon programı mı? Sizi ne rahatsız ediyor?

Tüm bunlar zaman alır ve çok sayıda denemeye ihtiyaç duyulur. Ne var ki panik ve anksiyete ataklarından korkar olmaktan çıkabilmenin tek yolu da onları deneyimlemektir. Ardından onlar üzerinden kendi yöntemlerinizle gelecek ve bu atakların sizi incitmediğini göreceksiniz. Kaçmaya hiç gerek yok. Güvenli yerinizde ve güvenli kişiliğinizdesiniz. Kendinizi iyileştirebilirsiniz.

Bu yazıyı paylaş
 

YORUM YAPIN

Arama Yapın

Çocuklardaki Psikolojik Sorunları Psikoloğumuza Sorun

Ben çalışan anneyim 3,5 yaşında kızım 4 aylıkta oğlum var. Kızımın tuvalet alışkanlığı olmasına rağmen surekl... devamı

Çocuklardaki Psikolojik Sorunları Psikoloğumuza Sorun

oğlum 7 yaşında ve 2.sınıfa gidiyor.ödev yaptıramıyorum sürekli bahanesi oluyor.ögretmenide şikayetçi tahtaya ... devamı

Çocuklardaki Psikolojik Sorunları Psikoloğumuza Sorun

merhaba kizim 20 aylık ama bu ara cok hırçın inatlaşma si cok fazla ne yapmamı onerirsiniz... devamı

Çocuklardaki Psikolojik Sorunları Psikoloğumuza Sorun

Merhaba benim 2 oglum.var 5 yasinda ve 3 yasinda.5 yasindaki oglum.ana sinifina gidiyo su son donemlerde karni... devamı

Çocuklardaki Psikolojik Sorunları Psikoloğumuza Sorun

Merhaba 4 yasinda ve 1 yasinda iki oglum var. Benim skntim 4 yasindaki oglumun tuvaletini soylemeyip altina ya... devamı

Çocuk Psikoloğum Ücretsiz Android Mobil Uygulaması

ETİKETLER

TWITTER'DAYIZ

FACEBOOK'TAYIZ

PSK. BAŞAK ÜNVER

2005 yılında İstanbul Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun oldum. Üniversite yıllarında o zamanlar ülkemizde henüz uygulanmayan Peri Masalları Testinin ülkemiz çocukları için standardizasyon çalışmasında...

Bize Hemen Ulaşın

FacebookTwitterInstagramGoogle PlusPinterest
Bumerang - Yazarkafe

RANDEVU ALIN

Ergen ve çocuk psikoloğumuz Başak Ünver'den online randevu almak için aşağıdaki butona tıklayınız.

İletişim bilgileriniz bize ulaştığında en kısa sürede randevunuzu onaylamak için sizinle iletişime geçilecektir.
Her hakkı saklıdır © 2015 Çocuk Psikoloğum I Tasarım & Programlama CreaNet Bilişim Hizmetleri